|
|
|
|
İnsan hareketleri ile robot hareketliliği arasında en önemli fark insan hareketleri sırasında ortaya çıkan enerji yoğunluğu ve bu yoğunluğun vücut üzerinde doğal olarak algılanmasıdır. Çizeceğiniz hareketin veya efektin etkisi o kütlenin üzerinde taşıyabileceği kadarıyla doğru orantılı olmalıdır. Normal tiplemenin vurduğu yumruğun kahraman tiplemesi ile aynı efeketi taşıması inandırıcı olmayacaktır. Vücüdunun geliştirmek için yıllarca çaba harcamış birini filozof kimliğine büründürmek ne kadar etkisiz ise normal bir tiplemeyi de arena savaşçısı olarak resimlemek o kadar etkisizdir. İşte bu aşamada da aksesuar faktörü devreye girecektir. Güç hiç bir zaman tek parça halinde kullanılmaz. Akıla, silaha, bir aksesuara yüklenmiş özel değerlere, kas yapısına veya sizin tercihe edeceğiniz birden fazla ögeye paylaştırlmalıdır. Çok bildik çizgilerden örnek verirsek: Conan güçlüdür fakat büyücülerden çekinir. Tommiks ufak tefek bir tiplemedir fakat silahlarını çok iyi kullanır. Teks çok sert ve acımasız olabilir ama geleneksel değerler zayıf tarafıdır. Abdülcanbaz zeki ve güçlüdür fakat gözlüklü Sami, üç kağıtçılıktaki yetenekleriyle onu her zaman zorda bırakır. Superman kriptonite karşı zayıftır. Örümcek adam devamlı kimlik karmaşası içinde yaşar şeklinde çoğaltılabilir. Belirli yüzdelerle bu güç dağılımı olmazsa, iletişimin temeli olan taraflar meydana gelmez. İletişim ancak kaynak, ileti ve hedef üçlemesinin etkileşimi ile gerçekleşebilir ve tabiki uygun ortamlarda. İster çizilmiş, ister yazıyla eğer bir ileti tasarlıyorsak, hedef kitlemizi belirlemek ve bu kitlenin karşısına tasarlanmış ögelerle çıkmalıyız. |
|
|
Ögelerin doğru tasarlanması için, doğru analiz şartı vardır.
|
|